Maocu lider Nepal başbakanı…
Maocu lider Nepal başbakanı…
Nepal Komünist Partisi/Maoist (NKP/M), geçen ay yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini az farkla kaybetmişti. Maocu partinin desteklediği aday Ramraja Prasad Singh’in 282 oy aldığı seçimde, Nepal Kongre Partisi’nin adayı Ram Baran Yadav 308 oyla ülkenin ilk cumhurbaşkanı seçilmişti. Bu sonuç üzerine kimi burjuva gözlemciler, NKP/M’nin hükümeti kurma şansının tehlikeye girebileceğini öne sürebilmişlerdi. Nisan ayında yapılan kurucu meclis seçimlerinde oyların üçte birini alarak meclisteki en güçlü parti olma başarısını gösteren Maoist partinin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde elenmesi, doğal olarak burjuva gözlemcileri sevindirmişti. Ancak başbakanlık seçimlerinde ortaya çıkan sonuç, bu sevincin erken olduğunu gösterdi.
On yıl süren gerilla savaşıyla monarşiyi tarihin çöplüğüne atan NKP/M’nin lideri Prachanda, oyların yüzde 80’ini alarak başbakan seçildi. Nepal Birleşim Komünist Partisi-ML ile Madheshi Janadhikar Forumu (MJF) Prachanda’ya destek verdi. Sembolik bir kurum olan cumhurbaşkanlığı makamını ele geçiren liberal burjuva Kongre Partisi ise, başbakanlık seçiminde ağır bir yenilgiye uğradı. Monarşinin yıkılmasından sonra Nepal’de başbakanlığın en yetkili makam olduğu hesaba katıldığında, liberal burjuvazinin yönetimdeki etkisinin sınırlı kaldığı anlaşılmaktadır.
Oylama sonrası çok mutlu olduğunu dile getiren Prachanda, halka öncelikle toprak reformu sözü verdi. Nüfusu 26 milyondan fazla olan Nepal’de halkın yaklaşık yüzde 80’i geçimini tarımdan sağlıyor.
Gerilla hareketine katılmadan önce eğitim emekçisi olarak çalışan Prachanda’nın asıl adı Pushpa Kemal Dahal, ancak kendisi hala gerilla lideri olarak kullandığı isim olan Prachanda’yı kullanmayı tercih ediyor.
Liberal burjuvazi, başbakanlık için yapılan oylama öncesinde, NKP/M’yi, “baskıcı komünist bir rejim kurmak istiyor” söylemiyle hedef almış, ama seçim sonuçları bu söylemin pek bir işe yaramadığını göstermiştir. Buna karşın Maocu parti, komünist bir rejim kurmayı amaçladığı yönündeki iddiayı kesin bir dille reddetmiştir. Nitekim yeni süreci değerlendiren parti liderleri de, önceliği toprak reformu ve ulusal sanayinin geliştirilmesine vereceklerini ifade ediyorlar.
Monarşinin yıkılması, NKP/M’nin silah bırakıp yasal bir parti konumuna gelmesi, parti lideri Prachanda’nın başbakan olması vb. tüm bunlar her yönüyle yeni bir döneme girildiğine işaret ediyor. Ancak dönem yeni olmakla birlikte özel mülkiyet, insanın insan tarafından sömürülmesi gibi temel sorunlar, biçim değiştirerek de olsa yerli yerinde durmaktadır. Bu da sınıflar mücadelesinin yeni döneme özgü bir şekilde devam edeceğinin göstergesidir.
Sınıflar mücadelesinin bu aşamasına hazırlandığını belirten NKP/M önderliğinin önünde ideolojik-programatik çizgiyi yeni döneme uygun bir çerçevede düzenleme görevi duryor.

Dünya halkları ve devrimcileri, “dünyanın zirvesi”nde halklara bir zafer kazandıran, bugünkü devrimci adımı atan Nepalli devrimcilerin yanında olacaklar.