Arsiv

Arsiv Ağustos, 2008

Erdal Yıldırım dün Ankara’da yapılan eylem ve etkinliklerle anıldı

Ağustos 31st, 2008

Ankara Keçiören’in Ovacık Mahallesi’nde 30 Ağustos 1995 tarihinde “A Takımı” adı verilen faşist çete tarafından öldürülen Erdal Yıldırım dün Ankara’da yapılan eylem ve etkinliklerle anıldı.

Anmada ilk olarak İncirli Lisesi’nde Danişment kavşağına kadar bir yürüyüş yapıldı. Burada yapılan basın açıklamasında Keçiören Belediyesi’nin geçmişten bugüne gerici ve faşist uygulamalara devam ettiği belirtildi. Açıklamada halen Keçiören Belediye Başkanı olan Turgut Altınok’un faşist çetesinin 95 yılında Erdal Yıldırım’ı katlettiği belirtilirken, geçtiğimiz günlerde Keçiören’de içki satan bir esnafın zabıtalarca çivili sopalarla dövülmesinin, bu gerici ve faşist zihniyetin ve saldırganlığın bugün de devam ettiğini gösterdiği söylendi.

Eylem de atılan sloganlarla Erdal Yıldırım’ın katilleri lanetlenirken içki satan esnafın zabıtalarca dövülmesi de protesto edildi.

Keçiören’de yapılan eylemin ardından Erdal Yıldırım’ın mezarı ziyaret edilirken daha sonra ise Ovacık Erdal Yıldırım Kültür Merkezi’nde bir yemek verildi.

Anmaya Keçiören Halkevi, Keçiören Dayanışmaevi, yerel dernekler, Eğitim-Sen 3 Nolu Şube, PSAKD, ESP, Devrimci Hareket, ÖDP, TKP, SHP, CHP üyeleri ve yöneticileri katıldılar.

Bölgede yürüttüğü devrimci faaliyetleri ve Keçiören Belediyesi’ne ait faşist çete A Takımının saldırılarına karşı mahallesine sahip çıktığı için faşistlerin hedefi haline gelen Erdal Yıldırım katledildiğinde sadece 22 yaşındaydı.

Erdal Yıldırım neden öldürüldü?

Keçiören’deki Ovacık Mahallesi’nin yeni kurulduğu dönemlerde, arsa alan insanlar “Kendi evini kendin yap” projesi çerçevesinde evlerini yapıyorlardı. Önceki Belediye yönetimi tarafından geliştirilen “Kendin yap 1. Etap projesi”, tapusu, yapı ruhsatı ve bir kısmının iskan ruhsatı tamamen yasalara uygundu. Ancak o dönemde MHP’den Keçiören Belediye Başkanı seçilen Turgut Altınok, projeyi durdurmaya çalıştı. Turgut Altınok’un adamları olduğu söylenen birtakım kişiler, belediyenin resmi araçlarıyla gelip semtte terör estiriyordu. 30 Ağustos 1995’de yine bir belediye aracı ile bir grup, saat 23:30da Ovacık’a gelerek Erdal Yıldırım ı öldürdüler. Erdal’ın öldürülmesinin ardından 9 kişi gözaltına alındı. Yargılama sonucu Hakkı Şener silah kullanmaktan, Abdülkadir Yaşartürk de adam vurmaktan, önce 24 yıl hapse mahkum oldu. Ancak bu cezalar 15 yıla indirildi. Erdal’ın öldürülmesinden sonra bölgeye yönelik baskılar sona ermedi. Uzun bir süre mahalleye seyyar satıcı sokulmadı, inşaat malzemesi sokamadılar. Ancak, bütün baskılara rağmen semt halkı evlerini terk etmeyip sahip çıkınca ve kamuoyu desteğiyle Keçiören Belediyesi’nin baskısı sonraları hafifledi. (Bu bölüm Evrensel’den alınmıştır)

Sendika.Org

atilim , ,

Polis son 24 saatte 2 kişiyi öldürdü

Ağustos 27th, 2008

Polis son 24 saatte 2 kişiyi öldürdü

BURSA (26.08.2005)- Dün Sivas’taki yaşanan olayın ardından Bursa’da da bir kişi polis tarafından vurularak öldürüldü. Bursa’nın Nilüfer ilçesinde, “dur” ihtarına uymadığı iddiasıyla polis tarafından vurulan kişi hastanede yaşamını yitirdi.

Edinilen bilgiye göre, Özlüce Mahallesi Turan Dursun Caddesi’ndeki bir apartmanın ikinci katında oturan Cengiz Koç’a ait eve yangın merdiveninden iki kişinin girdiği ihbarını alan polisler, olay yerine gitti. Polis, iki kişinin “dur” ihtarına uymadıklarını ve kaçmaya devam ettiğini ileri sürdü. Hırsız olduğunu iddia ettiği kişilere ateş açan polisin ateşi sonucu yaralanan 24 yaşındaki Gökhan E, kaldırıldığı Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yaşamını yitirdi.

Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu’ndan yapılan değişiklikler polisin yetkisinin artırılmasının ardından polis kaynaklı ölümlerin artması insan hakları savunucuları ve hukukçuların tepkisiyle karşılanıyor. Dün de Sivas’ta ‘dur’ ihtarına uymadığı iddiasıyla Tahsin Özdemir polisin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirmişti

atilim ,

Fındık-Sen: Fındık taban fiyatı açıklansın

Ağustos 27th, 2008

Fındık-Sen: Fındık taban fiyatı açıklansın

İSTANBUL (25.08.2008)- Fındık Üreticileri Sendikası (Fındık-Sen), AKP’nin fındık fiyatlarını hala açıklamaması üzerine bir basın açıklaması yaparak bu durumu protesto etti.

Fındık-Sen Genel Başkanı Kutsi Yaşar, hasadın bitmesine rağmen fındık fiyatlarının hala açıklanmamasının üreticiyi zor durumda bıraktığı belirtti. Eğitim-öğretim yılının başlamasına sayılı günler kaldığını hatırlatan Yaşar, bu tutumun tüccar ve ihracatçının ekmeğine yağ sürdüğü ifade etti. Üreticilerin, fındık işçilerinin yevmiyelerini ödemek için düşük fiyatlarla fındık satmak zorunda kaldıklarını belirten Yaşar, AKP Hükümeti’ni fındık taban fiyatını bir an önce açıklamaya çağırdı. Fındık-Sen Genel Başkanı Yaşar, yaşanan olumsuzlukların son bulması için tüm fındık üreticilerini örgütlü davranmaya çağırdı.

Fındık-Sen Genel Başkanı Kutsi Yaşar yaptığı yaçılı açıklamada şu ifadelere yer verdi.

Ölümü gösterdiler sıtmaya razı edecekler!

AKP hükümeti geçen yıl seçim yatırımı yapmış ve fındık fiyatlarını ilk kez Temmuz ayının 15’inden önce açıklamıştı. Eğitim-öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala ve fındık hasadının sonlara geldiği bu günlerde henüz bir açıklama olmaması emanetçi tüccara ve ihracatçıya verilen açık bir çek anlamına gelmektedir. AKP hükümeti bir yandan fındık üreticisinin tepkisini almamaya çalışırken diğer yandan da ihracatçıya zaman kazındırmak için fındık da fiyat açıklamasını kasıtlı olarak geciktirmektedir. Fındık da yaşanan bu belirsizlik piyasada fındık fiyatlarını 2,50 YTL kadar geriletmiş ve üreticiyi emanete fındık bırakmaya yönlendirmiştir.

Fındık toplama yevmiyelerini ödemek için düşük fiyata fındık satmak zorunda kalan fındık üreticilerinin dayanacak gücü kalmamıştır. AKP hükümeti şimdiye kadar bir açıklama yapmayarak fındık üreticileri üzerinde travma oluşturmuştur. İzlenen bu yol sonunda fındık üreticisi “Fındık fiyatı açıklasın da ne olursa olsun!” deme noktasına gelmiştir.

Fındık Üreticileri Sendikası olarak bu travmatik durumun bir an önce ortadan kalkması için AKP hükümetini bir an önce fındık üreticisini tatmin edici bir fiyat açıklaması yapmaya davet ediyoruz. Ayrıca yaşanan bu olumsuzluklara dur diyebilmek için fındık üreticilerini sendikamıza örgütlü mücadeleye katılmaya çağırıyoruz.

atilim

Antakyalı gençlere radyodan çağrı

Ağustos 27th, 2008

Antakyalı gençlere radyodan çağrı

ANTAKYA (22.08.2008)- Sosyalist Gençlik Derneği üyeleri, yerel yayın yapan Akdeniz FM radyosunda katıldıkları programda Antakyalı gençleri kampa davet etti.

Sosyalist gençler, kamp duyuru çalışmalarını sürdürürken, Antakyalı gençlere ulaşmak için Akdeniz FM isimli yerel radyoda bir programa konuk oldu. Program konuğu SGD üyesi Yasemin Çiftçi, uluslararası yaz kampı hakkında bilgi verdi. Kampın gençler için önemli buluşma alanı olacağını dile getiren Çiftçi, “Dilleri, kültürleri farklı ama umutları aynı gençleri kampımıza katılmaya davet ediyoruz” diye konuştu. Çiftçi, kamp için önümüzdeki Pazartesi günü yola çıkacaklarını duyurdu.

atilim

Taraf Gazetesi Taraf ı kim kurdur

Ağustos 27th, 2008

Taraf gazetesi Fethullahçı mı?
39 yaşında gazete patronu olmak ve günlük gazete yayımlama yürekliliğini göstermek öyle her babayiğidin yapacağı iş değildir…

“Zaman gazetesi” bayilerde 20-25 bin satar ; YAYSAT üzerinden ise yapılan “abone geçişiyle” 600 bin satıyor gibi gösterir…

Akın İpek’ in gazetesi “Bugün” parasız dağıtılır…

“Taraf gazetesi” nin satış değeri ise 1 YTL’dir…

Bir dostum dün telefon etti ve şu soruyu yöneltti bana:

“Bugün Türkiye’nin belli başlı yayınevleri var. Örneğin Can, Remzi, Bilgi, İnkılap gibi. Yayımladıkları kitaplar çok satıyor. Ancak hiçbirisi günlük gazete çıkarmayı göze almıyor. Yayıncılık başka, günlük gazete çıkarmak başka…”

Dostum haklıydı!..

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Etyen Mahcupyan hem Zaman yazarıydı, hem de “Taraf gazetesi” nde at yarışı tahminleri yapıyordu.

Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Yasemin Çongar , ABD Dışişleri’nden emekli olan eşini Washington’da bırakıp İstanbul’a gelmişti…

Üstelik “Milliyet” gibi bir gazeteden ayrılıp “Taraf” a geçmek için.

Çok iyi bir “söyleşi” yazarı olan Neşe Düzel “Taraf” ı tercih edip Radikal’den ayrılmıştı…

Burada bir üç nokta koyayım…

***

Neşe Düzel “ocaktan yetişen” Fethullahçı Hüseyin Gülerce’ ye soruyor:

“Amerika sizin (yani Fethullahçıların) Kürt meselesine yaklaşımınız konusunda ne düşünüyor?”

Gülerce:

“Biz Kürt meselesinin demokrasi içinde, eşit vatandaşlık yoluyla çözülmesini istiyoruz. Bu Amerikan sistemi zaten. Onlar da eşit vatandaş olarak yaşıyorlar.”

Bu sözleri nasıl yorumlarsınız?

Amerikan sistemi ve demokrasi içinde eşit yurttaşlık…

Gülerce, ABD’de eyalet sistemi olduğunu bilmez mi? Yoksa Fethullahçılar eyalet sistemini mi savunuyor Türkiye’de?

Şimdilerde moda şu : Üniter devlet yapısı içinde demokratik hak ve özgürlükler…

Ulus devleti “iğdiş” etmenin tek yolu laf cambazlığı oldu benim ülkemde…

Şimdi yine üç nokta koyduğumuz konuyu yeniden ele alayım…

“Taraf” ın sahibi 39 yaşındaki Başar Arslan’ ın iki kardeşi var.

Babaları Ahmet Arslan emekli öğretmen. Ankara Zafer Çarşısı’nda kurduğu yayınevini 36 yıl sonra “Artık yeter, çalışmıyorum” diyerek 1997 yılında oğullarına verir.

Sav doğruysa ABD’de İngilizce, Brezilya’da Portekizce, İspanyolca öğrenir…

Peki Fethullah Gülen’ i tanır mı ABD’de?

Bilemem(!).

Bildiğim, Zaman gazetesinin, “Taraf” ı övüp göklere çıkarmasaydı.

İşkillenmiştim!..

***

Gazeteleri gazeteciler çıkarır…

Yazı yazmak, röportaj yapmak ayrı bir iştir, yazıişlerinde çalışmak, mutfağı bilmek ayrı iş…

En zor olanı ise muhabirliktir…

Gazete gazete olmayınca istediğiniz kadar “Kürt sorunu” diye yazın, “ABD, AB’yi ve Fethullah’ı yalayın” , köşelerde ukalalık yapın, ” demokrasi, özgürlükler ” sloganı atın, gazeteyi haber sattırır…

Galiba “Taraf” Fethullahseverlerin desteğiyle “Haydi yürüyün koçlarım” denilerek okura sunulmuş…

Sonuç?

Satışına bakın anlarsınız

Bugünün “altıncı” ve “zarfçı” sı Akın İpek’in arkasında kim var?

Fethullah Gülen!..

Akın İpek , gazetesini o nedenle parasız dağıtıyor.

Gazeteler para öğütür, habercilik para ister!..

5-6 bin satan “Taraf” gazetesine değirmenin suyu nereden geliyor, söyler misiniz? Alkım Yayınları sahibinin bu yükü tek başına kaldırdığına inanıyor musunuz?

***

Gazetenin birinci sayfası “Zaman” gibi Fethullah’a övgüden geçilmiyor…

Fethullah Gülen bugün 8 milyar doları elinde tutuyor , Kuzey Irak’ta da şube açan “kuyumcu” ya bir haber verir, “Taraf” ın satışını 100 bine çıkarır…

Biraz sabırlı olun “Taraf” taki dostlar. Fethullah arkanızda, maaşlarınızı alırsınız, paşalar gibi de yaşarsınız…

8 milyar doların 100 milyon doları “Alkım” a aksa ne olur ki?

Denizde kum tanesi!..

Bu taraftan bakınca ben bunları görüyorum!..

Cumhuriyet Gazetesi / Hikmet Çetinkaya

atilim ,

ESP: Sorumlular sanık sandalyesine!

Ağustos 24th, 2008

ESP: Sorumlular sanık sandalyesine!
HABER FOTOĞRAFLARI
İLGİLİ HABERLER
Halkın İddianamesi-3 İşçi sınıfına yönelik katliamlar
Kontrgerillaya katliamlarına karşı Kemeraltı mevzisi

İSTANBUL/ ADANA/ ANKARA/ BURSA/ ANTAKYA (23.08.2008)- Her hafta kontrgerilla duvarından birkaç tuğla çekilen Her Cumartesi saat 11.00′de (C-11) eylemlerinin üçüncü haftası bugün gerçekleştirildi. Ezilenlerin Sosyalist Platformu (ESP) eşzamanlı yaptığı eylemlerde işçi sınıfına yönelik katliamlara ilişkin Halkın İddianamesi’ni açıkladı.

Ezilenlerin Sosyalist Platformu (ESP) illerde eşzamanlı yaptığı eylemlerde karanlıkta bırakılan devlet katliamlarına açıklık getiriyor, sorumluların listesini açıklıyor. Her Cumartesi saat 11.00′de (C-11) yapılan eylemlerinin bu haftaki gündemi işçi sınıfına yönelik katliamlar oldu. Halkın İddianamesi karanlığı aydınlatmaya ve sorumluların yargılanması çağrısına devam etti.

İşçi sınıfı ve sosyalizm mücadelelerine karşı kuruldu

Ezilenlerin Sosyalist Platformu bugün İstanbul, İzmir, Adana ve Antakya’da yaptığı eylemlerle Halkın İddianamesi’nin İşçi Sınıfına Yönelik Katliamlar başlıklı üçüncü bölümünü açıkladı. “Kontrgerilla, soğuk savaş döneminde, ABD emperyalizminin talimatıyla tüm dünyada işçi sınıfı ve sosyalizm mücadelelerine karşı kurulmuştur” denilen iddianamede kontrgerilla elemanlarının tarih boyunca işçi sınıfı mücadelesini bastırmak amacıyla kanlı kıyımlara giriştiğini belirtti. 16 Şubat 1969’da ABD’ye ait 6. Filo’yu protesto etmek için Beyazıt’tan Taksim’e yapılan yürüyüşe yönelik saldırıda tarihe geçen Kanlı Pazar saldırısında 2 işçinin katledildiğini, 200′ün üzerinde kişinin yaralandığını belirtildi. Şimdiye kadar kimsenin sanık sandalyesine oturtulmadığının altı çizildi.

İddianame’de 1977′de 34, 1989′da 1 ve 1996′da 3 işçi ve emekçinin katledildiği 1 Mayıs kutlamalarına dikkat çekildi. Taksim Alanı üzerindeki yasaklara vurgu yapılan iddianamede, DİSK eski Genel Başkanı ve Maden-İş eski Genel Başkanı Kemal Türkler ve Limter-İş Sendikası Eğitim Uzmanı Süleyman Yeter’in katledilmesi de yer aldı.

Susurluk’tan Ergenekon’a adalet istiyoruz

İstanbul’da Galatasaray Meydanı’nda eylem yapan ESP’liler, “1 Mayıs 1977′den Ergenekon’a, kontrgerilla dağıtılsın, sorumlular sanık sandalyesine” pankartı açtı. Sloganlarla işçi sınıfı mücadelesine yönelik saldırıları protesto eden ESP’liler halkı hesap sormaya çağırdı. Yaklaşık 50 kişinin katıldığı eylemde sık sık “Kahrolsun MGK, MİT, JİTEM, kontrgerilla”, “Susurluk’tan Ergenekon’a adalet istiyoruz”, “Süleyman Yeter Ölümsüzdür”, “1 Mayıs Şehitleri ölümsüzdür” sloganları atıldı. Eylemde açıklamayı okuyan ESP Sözcüsü Ersin Sedefoğlu iddianameyi basına dağıttı.

Adana ESP de C-11 eylemlerinin üçüncü haftasında yine İnönü Parkı’nda idi. Halkın İddianamesi’ni basına ve halka sunan ESP’liler çevreden oldukça ilgi topladı. Alkış ve sloganlarla adalet talebini dile getiren ESP’liler adına açıklamayı Çağdaş Saltalı okudu. Eylemde “Kahrolsun MGK, MİT, CIA, kontrgerilla”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Kayıplar bulunsun hesap sorulsun”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür”, “Yaşasın devrim ve sosyalizm” sloganları atıldı.

Bursa’da Orhangazi Çiçekçiler Parkı’nda yapılan oturma eylemlerinin üçüncüsünde işçi sınıfına yönelik katliamlar iddianamesi açıklandı. Bu haftaki eyleme kızıl baretler ve önlüklerle katılan ESP’liler halkı kontrgerilladan hesap sormaya çağırdı. Eylemde açıklamayı okuyan ESP’li Veli Görgün, işçi sınıfı mücadelesi tarihinde yer alan katliam ve saldırıları konu alan halkın İddianamesi’ni okudu. SDP üyelerinin destek verdiği eylemde “Kahrolsun MİT, CIA, Kontrgerilla”, “1 Mayıs şehitleri ölümsüzdür”, “Süleyman Yeter ölümsüzdür” sloganları atıldı.

Antakya’da yapılan eylem ise yine Ulus Meydanı’nda idi. “İşçi önderi Süleyman Yeter ölümsüzdür”, “77′den 96′ya 1 Mayıs failleri yargılansın” yazılı dövizler taşıdı. Kontrgerilla katliamların aydınlatılmasının talep edildiği eylemde ESP Temsilcisi Muhsin Çobanoğlu, Halkın İddidnamesi’ni okudu. Eylem sloganlarla sona erdi.

Yüksel’de adalet talebi dile geldi

Ankara ESP’liler “Kontrgerilla duvarını yıkalım” şiarı ile başlayan eylemlerin üçüncüsünü yine Yüksel Caddesi’nde gerçekleştirdi. Eyleme KESK, İHD, Ankara Devrimci 78′liler Derneği ve 78′liler Birlik ve Dayanışma Derneği, DTP ve SDP temsilcileri destek verdi. Halk İddianamesi’nin okuyan ESP Temsilcisi Muharrem Demirkıran, işçi sınıfı mücadelesine ilişkin kontrgerilla katliamlarına ilişkin bilgi verdi.

Eylemde konuşan KESK Genel Sekreteri Emir Ali Şimşek, “Kontrgerilla devleti nasıl Newrozlarda Kürt halkına ve her talebine saldırıyorsa yükselen işçi sınıfı mücadelesinin önünü kesmek için her zaman pervasızca saldırmakta geri kalmamıştır” dedi. 12 Eylül öncesinde işçi sınıfı hareketinin dalga dalga yükseldiğini kaydeden Şimşek, “Kontrgerilla devleti, bundan rahatsız olmuş demokratik eylemlerde bile kitlelere saldırarak katliam yapmıştır. Ergenekonun arkasındaki gizli örgütlenmeler Şemdinli ve Susurluk’ta açığa çıkmış ve suçlular göstermelik yargılanmış ama hiçbir zaman uzantıları ortaya çıkarılmamıştır” dedi. Şimşek, AKP’nun tumumunu da demokrasi havariliği olarak değerlendirdi. Şimşek, “Kontrgerillanın yaptığı katliamların arakasında olan gerçek faillerini çıkartacak olan işçiler emekçiler ve halkın diğer kesimleri inşa edecektir. ESP böyle bir kampanyayı ile kontrgerillanın ortaya çıkarılması için mücadele vermektedir. ESP’nin yaptığı bu eylemlikler çok anlamlıdır. Halkın farklı kesimleriyle kucaklaştığında daha da fazla anlam kazanacaktır” dedi.

atilim

Gazze ablukası denizden delindi

Ağustos 24th, 2008

Gazze ablukası denizden delindi
İLGİLİ HABERLER
Ambargoyu elektronik korsanlık koruması

GAZZE (24.08.2008)- ‘Özgür Gazze Hareketi üyeleri, azgın dalgalara ve İsrail’in elektronik korsanlıklarına rağmen amaçlarına ulaştı, Gazze’ye çıktı, İsrail ablukasında önemli bir gedik açtı. İsrail ordusu, iki gemiyi karşılamaya gelen 20 Filistinli balıkçı teknesine ateş açtı.

İngiltere eski Başbakanı Tony Blair’in baldızı gazeteci Lauren Booth ile Yunan vekil Tasos Kaurakis’in de aralarında bulunduğu 14 ülkeden 46 Filistin dostu, İsrail’in “Onları durdurmasını biliriz” tehditlerine rağmen ağır çekim bir soykırıma sahne olan Gazze’ye çıktı, emperyalist siyonist ablukada önemli bir gedik açtı.

Önceki gün Kıbrıs’tan yola çıkıp 370 km yol aldıktan sonra iletişim sistemleri devre dışı bırakılan ‘Özgür Gazze Hareketi üyeleri, deneyimli denizci olmadıklarını belirtip can güvenliği çağrısında bulunmuşlardı. İsrail, bunun üzerine “Provokasyona gelmeyeceğiz. Gemilerin Gazze’ye girmesine izin vereceğiz” açıklamasında bulunmuştu.

İsrail ordusu, iki gemiyi karşılamaya gelen 20 Filistinli balıkçı teknesine ateş açtı. Özgür Gazze Hareketi üyeleri, çocuklara 200 işitme cihazı ve 5 bin balon getirdi. Filistin Başbakanı İsmail Haniye , eylemi şu sözlerle değerlendirdi: “Gazze ablukası fiilen sona erdi.”

atilim

Kirli savaş suçluları yargılansın

Ağustos 24th, 2008

Kirli savaş suçluları yargılansın
HABER FOTOĞRAFLARI
İLGİLİ HABERLER
ESP: Sorumlular sanık sandalyesine!
Kontrgerillaya katliamlarına karşı Kemeraltı mevzisi

AMED (24.08.2008)- Sosyalist yurtseverler, Her Cumartesi Saat 11.00′de (C-11) eylemleri kapsamında bir basın açıklaması yaparak kirli savaş suçlularının yargılanmasını istedi. Eylemde Ergenekon iddianemesinde Kürt illerinde yaşanan kirli savaşın sorumlularının olmadığı vurgulandı.

Her Cumartesi Saat 11.00′de (C-11) eylemleri ile kontrgerilla gerçeğine dikkat çeken ve sorumluların yargılanması talebini büyüten ESP, Amed’te dün yaptığı eylemle sesini güçlendirdi. Amed Ezilenlerin Sosyalist Platformu, dün akşamüstü saatlerde Sanat Sokağında stant açtı, “Bütün tuğlaları çekelim, kontrgerilla duvarını yıkalım” başlıklı bildiriler dağıttı. Sosyalist yurtseverler burada yaptıkları açıklamada Kürtdistan’da yaşanan kirli savaş uygulamalarının sorumlularının korunduğuna vurgu yapıldı.

“Adalet ve özgürlük istiyoruz. Bütün tuğlaları çekelim, kontrgerilla duvarını yıkalım” yazılı pankart açılan eylemde ESP Sözcüsü Ali İhsan Çıplak bir açıklama yaptı. “AKP ve onun güdümündeki basın yayın organları, asıl gerçeklerin üzerinden atlayarak hem rejimin temel yapısını korumaya çalışıyor, hem de halkı AKP’ye yedeklemeyi amaçlıyor” diye konuştu. Çıplak, AKP’nin halkı kandırmaya çalıştığını vurguladı.

Adalet ve özgürlük istiyoruz

Kirli savaş örgütlenmelerinin açıklanması gerektiğini vurgulayan ESP Sözcüsü Çıplak, “Özel Harp Dairesi, JİTEM ve ordu mensuplarının yanı sıra Kürt illerindeki polis ve MİT teşkilatlanmaları ile OHAL Valiliklerinin ortaya koyduğu kirli örgütlenmelerin üzerinden atlanıyor. Artık posası çıkmış, kamuoyu nezdinden teşhir olmuş ya da hayatta olmayan kimi kirli savaş suçlularının isminin bu örgütlenmelerle bağının ortaya çıkmasıyla kontrgerilla gerçeği ve suçları açığa çıkarılamaz” dedi.

Ortaya çıkan bazı gerçeklerin yeni bir keşifmiş gibi sunulduğunu belirten Çıplak, “İlericiler, yurtseverler, devrimci ve komünistler yıllardır bu gerçekleri ortaya koydular. Asıl sorumlulara işaret ettiler. Ancak hiçbir hükümet yetkilisi, yargı mensubu bu gerçekleri dikkate almadı. Olayların sorumlulukları yurtseverlere ve devrimcilere mal edilerek ‘terörizm’ demagojisi yapıldı. Bugün kendi çıkarları gereği bu suçların bir kısmını deşifre ederek kendilerini aklayamaz, sorumluluklarını gizleyemezler” dedi. Çıplak açıklamasını “Tüm halkımızı ve demokratik kurumlarımızı ‘Adalet ve özgürlük istiyoruz’ şiarıyla yürüttüğümüz bu mücadeleye omuz vermeye çağırıyoruz. Kontrgerilladan hesap soralım” diyerek bitirdi.

Açıklamayı çevreden birçok kişi izlerken sosyalist yurtseverler stantlı çalışmalarını bir saat boyunca sürdürdü. Sayrıca gazetemizin satışını da gerçekleştiren ESP’liler, yaygın biçimde bildiri dağıttı.

atilim