Venezüella ve Küba’dan İsrail’e şiddetli kınama

Ocak 7th, 2009

Venezüella ve Küba’dan İsrail’e şiddetli kınama

İsrail’in Gazze’ye gerçekleştirdiği ve şimdiden 60’ı kadın ve çocuk 400’e yakın kişinin ölmesine ve yaklaşık 1.500 kişinin de yaralanmasına neden olan, bütün şiddetiyle devam eden askeri saldırılara Venezüella ve Küba hükümetlerinden şiddetli kınamalar geldi. Venezüella’da yüzlerce kişi “Soykırıma Hayır” sloganıyla İsrail Büyükelçiliği’ne yürüdü.

Venezüella Dışişleri Bakanlığı İsrail’in Gazze’ye gerçekleştirdiği saldırıları “derin bir öfkeyle kınadığını” yazılı bir açıklamayla duyurdu. İsrail’in “cinai saldırıları”nı derhal durdurması çağrısında bulunulan açıklamada İsrail hükümetinin Birleşmiş Milletler Antlaşması’na aykırı fillerinin yaptırımla karşılık görmesinin gerekliliği vurgulandı.

Venezüella hükümeti adına yapılan bir başka açıklamada da “Filistin halkıyla dayanışma içinde olduğu” belirtilirken, “dünyada barış ve adaleti arzulayan bütün hükümetlerin bu saldırılara karşı derhal sesini yükseltmesi” istendi. “Bu saldırının dünyadaki yegane suç ortağı ABD hükümetidir” sözlerinin yer aldığı açıklamada “İsrail’in son askeri harekatı görev süresi bitmekte olan Bush hükümetinin mütecavizliğine tüy dikmiştir” dendi.

Başkent Caracas’ta “Soykırıma hayır” gösterisi

Venezüella hükümeti bu açıklamayı yaparken, yüzlerce Venezüellalı saldırıların başladığı gün ülkedeki İsrail Büyükelçiliği’ne yürüyerek, “Filistin’de gerçekleştirilen soykırıma hayır” sloganları attı, yürüyüş sırasında sık sık Filistin halkıyla dayanışma sloganları atılırken, İsrail Büyükelçiliği’nin önünde “emperyalizme karşı hakların birliği” temalı bir bildiri okundu.

Gösterilerin düzenleyicilerinden olan Filistinli insan hakları aktivisti Hindu Anderi, “Venezüella hükümetine ve halkına bu haksız savaşta Filistin halkının yanında yer aldıkları için teşekkür ediyorum” sözlerini sarf ederken “Filistin halkıyla dayanışmak demek, İsrail’i ekonomik ve politik olarak tecrit etmeye dönük adımların atılması demektir, çünkü aksi takdirde Filsitin halkının mevcut durumunda ne yazık ki her hangi bir değişiklik olmayacaktır” dedi.

Küba’dan İsrail’e kınama: “saldırılara derhal son verilsin”

Küba, İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği ve 200′den fazla Filistinli’nin ölümüne ve yüzlercesinin yaralanmasına neden olan yoğun hava saldırılarını şiddetle kınadı. Küba Devrimci Hükümeti’nin İsrail askeri saldırılarını suç olarak nitelediği açıklamada, saldırılar İsrail’in Filistin halkına karşı düzenlediği en kanlı saldırı olarak nitelendirildi.

Açıklamada, İsrail hükümetinin 18 ayı aşkın süredir hukuk dışı biçimde Gazze Şeridi’ne uyguladığı, çocuk, kadın, yaşlı, hasta ve aç Filistinlileri kuşatma amaçlı ambargonun tam da ortasında bu saldırıları düzenlediğine vurgu yapıldı.

Açıklamada, İsrail’in Uluslararası Hukuku ve Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ni ihlal eden soykırımvari saldırılarının şiddetle kınandığı belirtildi. Küba hükümeti, ayrıca, uluslararası kamuoyunu katliamı kınamaya ve Filistin halkına karşı saldırıların derhal kesilmesini istemeye davet etti. Küba, kahraman ve cefakar Filistin halkıyla en derin dayanışma ve yardım duygularını yineledi.

atilim

Saldıran Emperyalizm Direnen Gazze

Ocak 7th, 2009

| Saldıran Emperyalizm Direnen Gazze
Saldıran İsrail, direnen Gazze’dir. Arada yer yoktur! Gazze’de sürdürülen tecrit ve katliam; halkların iradesini
yoketmek içindir!

ARADA YER YOK

İsrail’in işgal altında tuttuğu Gazze’den 2005′te çekilmesinden bu yana, Gazze’nin tecrit ve kuşatma altında tutulması, sadece Gazze’yle, sadece Filistin’in işgal ve ilhakının sürdürülmesiyle ve sadece Hamas’ın etkisizleştirilmesiyle sınırlı bir politika değildir… Emperyalizmin ve Ortadoğu’daki işbirlikçilerinin Hamas’a karşı oldukları ve onu etkisizleştirmek istedikleri açıktır. Bu noktada bir tartışma yok. Fakat şu ayrıntı önemli; emperyalizm ve işbirlikçileri için sorun, Hamas’ın islamcı, şeriatçı olması değildir.

Bugün Gazze’de sürmekte olan savaş, bir “irade” savaşıdır. Halk Cephesi’nin son Gazze katliamıyla ilgili yaptığı açıklamada belirtildiği gibi, Gazze katliamı halklara karşı bir “irade dayatması”dır. Emperyalizm, Filistin halkına ve onun nezdinde tüm dünya halklarına, “benim istediğimi, benim onayladığımı seçeceksin, örgütlü olacaksan, benim karşı çıkmadığım örgütlerin üyesi olacaksın” diye dayatıyor.

Hamas’ın, AB’nin gönderdiği gözlemcilere göre bile “hilesiz” diye değerlendirdiği bir seçim süreci sonunda seçilmiş olması da emperyalizm açısından bir önem taşımıyor. “Benim demokrasi anlayışım, benim istediğimin seçilmesidir” diye dayatıyor yine. Emperyalizm bu anlayışla bugün islamcı, şeriatçı bir örgütün seçilmesine itiraz ediyor. Bu, yarın komünist bir örgütün varlığına, kitlelerin onay ve desteğini almasına itiraza dönüşebilir. Bir başka yerde ve zamanda, emperyalizmin kabul etmediği vatansever bir güç olabilir. Ölçü, halkların kimi istediği, desteklediği veya seçtiği değildir. Ölçü, seçilen bu güçlerin islamcı, şeriatçı olup olmaması da değildir.

Hatırlanacaktır, emperyalizm 1991′deki körfez saldırısından Irak işgaline kadar geçen süre içinde sayısız kez “Irak halkına” şu tür çağrılar yaptı: “Saddam’ı başınızdan atın!”… Bunun devamı şuydu; Saddam’ı başınızdan atmazsanız, bunun cezasını da çekersiniz. Irak gibi bir küçük-burjuva diktatörlüğünün yönettiği bir ülkede, halkın özgür iradesinin gerçekleşip gerçekleşemeyeceği bir yana, hiçbir gücün halka böyle bir dayatmada bulunmaya hakkı yoktu. Ama Amerika bunu defalarca yaptı. Ve “Saddam’ı başından atamadığı için” de, Irak halkını cezalandırdı.

Yazinin devamini oku…

atilim , ,

İlk Karar: ‘Tüm Taleplerin Reddine!

Ocak 7th, 2009

| İlk Karar: ‘Tüm Taleplerin Reddine!’
Herkesin duymasını istiyoruz: Bu ülkede adalet istemek suçtur. Engin Çeber, Ferhat’a adalet istediği için katledildi.

Ferhat Gerçek Davası Başladı

İlk Karar: ‘Tüm Taleplerin Reddine!’

Davada; Savcı adaletsizlik talep etti. Mahkeme, adalet taleplerinin reddine karar verdi.

Fakat; Duruşma salonunu dolduranlar, Ferhat’ı savunan 40 avukat, duruşmayı takip eden heyetler adaletsizliğe boyun eğmeyeceklerini gösterdiler.

Hatırlanacaktır;

Ferhat Gerçek, 7 Ekim 2007′de dergimizin satış ve dağıtımını yaparken, polis kurşunuyla sırtından vurulmuş ve felç kalmıştı.

Yazinin devamini oku…

atilim ,

Gazze’de Vurulan Dünya Halklarıdır!

Ocak 7th, 2009

| Gazze’de Vurulan Dünya Halklarıdır!
Emperyalizmin askeri güçleri, halkların birlikte oluşturduğu direniş barikatlarını aşamadı, aşamayacak. Direnen halklar kazanacak.

Halk Cephesi:

GAZZE’DE VURULAN,

DÜNYA HALKLARIDIR!

Emperyalizm ve köpeklerinin karşısında, Filistin halkının yanındayız, Hamas’ın yanındayız, tüm direnenlerin yanındayız!

Emperyalist saldırganlar, bilsin ki, yakıp yıksalar da, halklar iradelerinin yok sayılmasını kabul etmeyecekler!

Açıklama No: 4
Tarih: 28 Aralık 2008

27 Aralık’ta bombalar yağdı Gazze’ye. 30′dan fazla füze fırlattı İsrail. Filistin halkının üzerine 100 tondan fazla bomba yağdı. Bu açıklamayı yazdığımız saatlerde, katledilen Filistinlilerin sayısı 200′ü aşmıştı. Filistin halkı ölülerini toplarken, İsrail saldırganlığı kendine yeni hedefler tesbit etmekle meşguldü.

Gazze tüm dünyanın gözleri önünde bombalarla yakılıp yıkılıyor.

Yazinin devamini oku…

atilim

Kara-Yüzler V. İ. Lenin 26 Eylül 1913

Ocak 7th, 2009

Kara-Yüzler  V. İ. Lenin  26 Eylül 1913, Pravda Truda No. 14’de yayınlanmıştır. Lenin Collected Works, Progress Publishers, 1977, Moskova, Cilt 19, ss. 390-391. Stalin Arşivi çeviri birimi tarafından Türkçeleştirilmiştir (Haziran 2006)     Kara-Yüzler hareketimiz içinde üzerinde yeterince dikkatle durulmamış olan son derece özgün ve son derece önemli bir özellik bulunmaktadır. Bu özellik cahil köylü demokrasisidir, en kaba tipte demokrasi ama aynı zamanda kökleri son derece derinlerde.  Yönetici sınıflar, siyasal partilerimizi, gerek 3 Haziran tarihli seçim yasası gibi yollarla, gerekse de siyasal sistemimizin binlerce “siyasal özelliği”yle halktan uzak tutmak için ne kadar çaba sarfederlerse etsinler, gerçeklik kendi bildiğini okuyor. Her siyasal parti, aşırı Sağ bile, halkla belli bağlar aramak durumundadır.  Aşırı Sağlar toprak sahiplerinin partisini teşkil ediyor. Yine de kendilerini salt toprak sahipleriyle bağlantılarıyla sınırlayamazlar. Toprak sahipleriyle bağlantılarını gizlemek ve tüm halkın çıkarını savunuyormuş, köy yaşamının “eski güzel”, “sağlam” yolunu tutuyormuş gibi yapmak durumundalar. En geri köylünün, en derine kök salmış önyargılarına seslenmek, onun cehaletine oynamak zorundadırlar.  Böyle bir oyun ise risksiz oynanamaz. Şimdi, kırsal yaşamın, köylü demokrasisinin sesi, tüm Kara-Yüzler köhnemişliğini ve klişesini bir kez daha parçalamaktadır. Bu yüzden Sağlar “uygunsuz” köylü demokrasisinden kurtulmaya zorlanıyorlar. Doğaldır ki, en inançlı Kara-Yüzlerin bu uzaklaştırılması, demokrasileri yüzünden kendi kamplarından aşırı Sağlar tarafından sürgün edilmeleri, kitleler üzerinde eğitici rolünü kaçınılmaz olarak oynamaktadır.     Aşırı bir Sağcı olan Piskopos Nikon, örneğin, Duma çalışmasını bırakmaya zorlanmıştır. Neden?  Yeniseiskaya Mysl’da[1] yayınlanan, Bizzat Piskopos Nikon’un kendisinin yazmış olduğu bir mektup bu soruya açık bir yanıt getiriyor. Anlaşıldığı kadarıyla Piskopos Nikon istifasının gerekçeleri hakkında açıkça konuşmaya cesaret edememektedir. Yine de Piskopos Nikon bir köylünün mektubundan şunları alıntılıyor: “Toprak, ekmek ve Rus yaşamının ve bölgenin diğer önemli sorunları Duma’daki yetkililerin ne ellerine ne de kalplerine ulaşmıyor anlaşılan. Bu sorunlara ve bunların mümkün olduğunca çözümüne “ütopik”, “sakıncalı”, “zamansız” olarak bakılıyor. Neden sessiz kalıyorsunuz, daha neyi bekliyorsunuz? Bu “yetersiz beslenen”, aç köylülerden kaynaklanan aksilikler ve ayaklanmalar yok mu edilecek? “Büyük meseleler” ve reformlardan korkuyoruz, kendimizi didişmeler ve önemsiz şeylerle sınırlıyoruz, bunlardan ne çıkacaksa.”  Piskopos Nikon bunları yazıyor. Ve bu, birçok Kara-Yüzlerci köylünün düşüncesini yansıtıyor. Piskopos Nikon’un bu tip açıklamalardan dolayı Duma görevlerinden ve Duma sözcülüğünden elçektirilmesi hiç şaşırtıcı değil.  Piskopos Nikon kendi Kara-Yüzler demokrasisini, doğru olmaktan çok uzak iddialarla ifade ediyor. Toprak, ekmek ve diğer önemli sorunlar Duma’daki “yetkililerin” ellerine (ve ceplerine) pekala ulaşıyor.  “Yetkililer” ve Duma bu sorunlara “mümkün olduğu kadar çözümler” getiriyor – hiç şüphesiz, kendilerini yetkililer içinde ve Duma’da hakim durumda olan toprak sahiplerinin çıkarlarına uydurmak da pekala mümkün bir çözümdür.  Piskopos Nikon kendi Kara-Yüzlerci görüşlerinin mevcut koşullar tarafından parçalandığını kavrıyor; bu görüşler Duma’da gözlemledikleri ve “yetkililerin” tutumları vb. tarafından yok edilmektedir, o bunların nedenini anlayamıyor ya da anlamaktan korkuyor.  Ancak gerçeklik yine de galip gelecek, ve öyle görünüyor ki uzun vadede her köyde Piskopos Nikon gibi düşünenlerin onda dokuzundan fazlası, yaşamın dersleriyle başa çıkmakta piskopostan daha az ebleh olduklarını kanıtlayacaktır.

atilim ,

Yürüyüş Yine 1 Ay Kapatıldı

Ocak 7th, 2009

Yürüyüş Yine 1 Ay Kapatıldı
Bağımsızlık Demokrasi Sosyalizm İçin Yürüyüş dergisinin kapatılmasıyla ilgili Yürüyüş Dergisi Sahibi ve Yazıişleri Müdürü Halit Güdenoğlu 25 Ağustos 2008 günü bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamayı yayınlıyoruz;

Bağımsızlık Demokrasi Sosyalizm İçin Yürüyüş
Yine 1 Ay Kapatıldı

DURSUN KARATAŞ’I YAZMAK YASAK!

159. sayımız toplatıldı ve dergimizin bir ay süreyle yayını durduruldu.
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21 Ağustos 2008 tarihli kararında; toplatma ve kapatmaya gerekçe olarak ‘Yasadışı Örgüt Propagandası’, ‘Terör örgütünün açıklamalarını yayınlamak’ ve ‘suçu ve suçluyu övmek’ gösterilmiştir.
Bunlar bahanedir.
Dursun Karataş’la ilgili haberler ve yorumlar rahatsız etmiştir düzenin efendilerini.
Övdüğümüz bir suç ve övdüğümüz bir suçlu yoktur.
Tam tersine, Türkiye halklarının çıkarları doğrultusunda yapılan iyi, güzel, doğru şeyler övülmüştür dergimizde. Canını, hayatını, halkın özgürlüğü, vatanın bağımsızlığı için feda edenler övülmüştür.
Suç mudur halkın özgürlüğü, vatanın bağımsızlığı için mücadele etmek?
Halkın özgürlüğü, vatanın bağımsızlığı için mücadele edene suçlu mu denir?
Kimilerinin hala at gözlükleriyle baktıkları için “demokrat” sandıkları faşist AKP iktidarı, devrimi ve devrimciliği yok etmek istemektedir. Emperyalizme bağımlılık pekiştikçe, sömürü ve talanın boyutları arttıkça, yoksulluk ve açlık büyüdükçe, devrimcileri yok etmek onlar için daha “zaruri” hale gelmektedir.
Devrimci basın yayın organlarına karşı uygulanan toplatma, yayın durdurma kararlarının asıl ve tek nedeni budur.
Oligarşi, sömürü ve zulüm düzenine karşı olmayı, bu düzene karşı mücadele etmeyi suç saymaktadır. Suçumuz, bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizmi savunmaktır. Dergimiz, bu yayın çizgisi nedeniyle daha önce de toplatıldı, 1’er ay yayın durdurma kararları verildi.
Bu ülkede, devrimci basına özgürlük yoktur, fakat halka karşı, devrime karşı, gerici, ırkçı, şoven her türlü yayına sınırsız özgürlük vardır. Emperyalizmden, sömürü ve zulüm düzeninden yana olanlar özgürdür. Düzene karşı olanların üzerinde ise her türlü baskı mevcuttur.
Dergimizi kapatmak, düzenin çizdiği sınırlarda yayın yapmayı dayatmaktır.
Asıl suçu işleyenler, bize bu dayatmada bulunanlardır. Bağımsızlık, demokrasi, sosyalizm isteyen sesleri kısmaya çalışmak, bunun için dergi toplatıp, kapatmaktır suç. Suç, faşizmin kılıcını, devrimci basın üzerinde sallandırarak devrimci düşüncelerin yazılmasını, anlatılmasını, örgütlenmesini engellemeye çalışmaktır.
Dursun Karataş gibi devrimcilerin varlığı, onlara böylesine sahip çıkılması açık ki emperyalizm işbirlikçilerini, sömürücüleri, zalimleri, kontrgerillacıları rahatsız ediyor.
Fakat Dursun Karataş bir gerçektir. Türkiye devriminin bir gerçeğidir. Hiçbir toplatma ve yayın durdurma kararı bu gerçeği değiştiremez. Binlerce insanın onu kucaklamış olması bir gerçektir; bizim dergimiz de bunu yazmıştır; dergimizin toplatılması bu gerçeği de değiştirmez.

Baskılarla, kapatma kararlarıyla sesimizi boğacaklarını sananlar yanılıyorlar. Sadece kapatma kararları değil, baskının hangi türü uygulanırsa uygulansın, bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm için yazmaya, bu onurlu mücadelenin sesi soluğu olmaya devam edeceğiz.

25 Ağustos 2008
Yürüyüş Dergisi Sahibi ve
Yazıişleri Müdürü
Halit Güdenoğlu

atilim

SYSTEM SHOCK 2 DOWNLOAD

Ocak 7th, 2009

Another World: 15th Anniversary Edition

Ocak 7th, 2009

Another World: 15th Anniversary Edition tek link full oyun indir

Tek Link Full Oyunlar, atilim ,